“EMLAKÇILAR ULAŞMASIN!” DEMEK ARTIK BU KADAR KOLAY DEĞİL: PEKİ YASAKLAR MESLEĞE İTİBAR KAZANDIRIR MI?
Gayrimenkul sektöründe mesleki saygınlık tartışması yeni bir boyut kazanıyor. Ancak asıl mesele birkaç kelimenin yasaklanmasından çok daha derin.
Gayrimenkul sektöründe yıllardır alıştığımız bazı ifadeler var:
“Emlakçılar ulaşmasın.”
“Emlakçılarla çalışmak istemiyorum.”
“Komisyonsuz.”
“Hizmet bedelsiz.”
Özellikle bireysel gayrimenkul ilanlarında sıkça karşılaştığımız bu ifadeler, son günlerde önemli bir tartışmanın merkezine yerleşti.
Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası'nın (ATEM) girişimleri sonucunda, sahibinden.com platformundaki ilanların “Açıklama Başlığı” bölümünde bu tür ifadelerin kullanılmasının engellenmeye başlandığı kamuoyuna yansıdı.
Sektörde memnuniyetle karşılanan bu gelişme, aslında üzerinde daha fazla düşünmemiz gereken önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
Bir mesleğin itibarı, onu küçümseyen kelimeleri yasaklayarak korunabilir mi?
Mülk Sahibinin Tercih Hakkı Var, Peki Meslek Mensubunun Saygınlığı?
Öncelikle bir konuyu açıkça ortaya koymak gerekiyor.
Hiçbir mülk sahibi, gayrimenkulünü satarken veya kiralarken bir emlak danışmanıyla çalışmak zorunda değildir. Kişinin kendi mülkü üzerinde tasarrufta bulunması ve satış sürecini bizzat yürütmek istemesi son derece doğaldır.
Ancak bir hizmeti tercih etmemek ile o hizmeti sunan meslek grubuna karşı dışlayıcı bir dil kullanmak aynı şey değildir.
Bir ilan düşünün.
Mülk sahibi, evinin özelliklerini, konumunu ve satış bedelini anlatmak yerine ilanının en dikkat çekici bölümüne büyük harflerle şu ifadeyi yazıyor:
“EMLAKÇILAR ULAŞMASIN!”
Bu cümle yalnızca bir iletişim tercihi midir, yoksa yıllar içerisinde gayrimenkul danışmanlarına karşı oluşmuş olumsuz bakış açısının bir yansıması mıdır?
Kanaatimizce tartışılması gereken asıl mesele budur.
Gayrimenkul Danışmanlığı Yalnızca Kapı Açmaktan İbaret Değildir
Gayrimenkul danışmanlığı, toplumda zaman zaman düşünüldüğünün aksine yalnızca alıcı ile satıcıyı bir araya getirmekten ibaret değildir.
Doğru fiyat analizi yapmak, bölgesel piyasa verilerini değerlendirmek, taşınmazın hukuki ve fiilî durumuna ilişkin araştırmaları yürütmek, pazarlama stratejisi oluşturmak, alıcıların finansman olanaklarını değerlendirmek ve taraflar arasındaki müzakere sürecini yönetmek ciddi bir bilgi birikimi gerektirir.
Üstelik gayrimenkul işlemleri, çoğu insanın hayatı boyunca gerçekleştirdiği en büyük ekonomik kararlar arasında yer alır.
Böylesine önemli bir süreçte profesyonel destek sunan bir meslek grubunun, yalnızca komisyon üzerinden değerlendirilmesi hakkaniyetli değildir.
Elbette her sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de mesleğin itibarını zedeleyen uygulamalarla karşılaşılabilir.
Ancak bazı kişilerin yanlış davranışlarından hareketle bütün bir meslek grubunu değersizleştirmek doğru değildir.
Kötü hizmetin eleştirilmesi başka, bir mesleğin toptan itibarsızlaştırılması başkadır.
“Komisyonsuz” İfadesi Gerçekten Mesleki İtibarı Zedeler mi?
Burada hukuki ve etik açıdan önemli bir ayrım yapmak gerekir.
“Emlakçılar ulaşmasın” ifadesi, meslek mensuplarına yönelik dışlayıcı bir üslup olarak değerlendirilebilir.
Ancak “komisyonsuz” veya “hizmet bedelsiz” ifadeleri her zaman aynı anlamı taşımaz.
Örneğin mülkünü doğrudan satan bir kişinin, alıcıdan aracılık hizmet bedeli talep edilmeyeceğini belirtmesi, işlemin ekonomik koşulları hakkında bilgi verme amacı taşıyabilir.
Dolayısıyla bu ifadelerin tamamını aynı gerekçeyle değerlendirmek hukuken tartışmaya açıktır.
Bir ilan platformunun kendi kullanım kuralları çerçevesinde belirli ifadelere sınırlama getirmesi ile bu ifadelerin kanunen yasaklanmış olması da birbirinden farklıdır.
Mesleki saygınlığı korurken mülk sahibinin tercih özgürlüğünü ve tüketicinin doğru bilgilendirilme hakkını da göz ardı etmemek gerekir.
Asıl İhtiyacımız Yasaklardan Önce Karşılıklı Saygı
Gayrimenkul danışmanları olarak zaman zaman oldukça ilginç yaklaşımlarla karşılaşıyoruz.
Mesleğimizi söylediğimiz anda yüzümüze kapatılan telefonlar, verdiğimiz emeğin karşılığını küçümseyen yorumlar, hiçbir mesleki bilgimiz olmadığı varsayımıyla yapılan konuşmalar...
Oysa telefonun diğer ucundaki kişinin eğitimini, mesleki geçmişini, deneyimini veya uzmanlık alanlarını bilmiyoruz.
Bir gayrimenkul danışmanı aynı zamanda hukukçu, mühendis, ekonomist ya da farklı bir alanda akademik eğitim almış biri olabilir.
Ama bunların hiçbirinin önemi olmamalı.
Çünkü saygı görmek için diplomalarımızı göstermek zorunda değiliz.
Bir meslek mensubuna duyulması gereken saygı, onun unvanından önce insan olmasından kaynaklanmalıdır.
Mesleki İtibar Nasıl Korunur?
ATEM'in girişimi, gayrimenkul danışmanlarının uzun süredir dile getirdiği bir rahatsızlığın görünür hâle gelmesi açısından önemli bir adımdır.
Ancak mesleki itibarı kalıcı biçimde güçlendirmek istiyorsak yalnızca ilan başlıklarındaki ifadeleri değiştirmek yeterli olmayacaktır.
Gayrimenkul danışmanlarının da bu süreçte önemli sorumlulukları bulunmaktadır.
Şeffaf hizmet sunmak, doğru bilgilendirme yapmak, mesleki yeterliliği geliştirmek, etik ilkelere bağlı kalmak ve hizmet bedelinin karşılığını somut biçimde ortaya koymak, toplumsal güvenin temelini oluşturur.
Çünkü itibar yalnızca talep edilerek değil, davranışlarla da kazanılır.
Son Söz: Kelimeleri Değiştirmek Kolay, Bakış Açısını Değiştirmek Zor
Bugün bir ilan platformunda “Emlakçılar ulaşmasın” ifadesinin kullanımına sınırlama getirilebilir.
Yarın başka bir ifade gündeme gelebilir.
Ancak toplumun gayrimenkul danışmanlarına bakış açısı değişmediği sürece mesele yalnızca kelimelerle sınırlı kalacaktır.
Bizim istediğimiz, herkesin mutlaka bir emlak danışmanıyla çalışması değildir.
Bizim istediğimiz, çalışmayı tercih etmeyen kişilerin de mesleğimize ve emeğimize saygı göstermesidir.
Çünkü bir hizmeti almak zorunda değilsiniz.
Ama o hizmeti sunan insanın emeğini küçümsemek zorunda da değilsiniz.
Ve unutulmamalıdır ki:
Bir mesleğin saygınlığı, yalnızca o mesleği yapanların değil, toplumun ona gösterdiği saygının da aynasıdır.
Polat Live Emlak & Gayrimenkul
Gayrimenkulde bilgi, güven ve profesyonel yaklaşım.

